Doğu Han Hanedanı’nın sonlarında Cui Yan (崔琰) adında eskrim ve dövüş sanatlarıyla uğraşan biri vardı. Henüz 23 yaşında Konfüçyüs’ün “Konuşmalar” adlı eserini okumaya başladı. Bununla birlikte muhteşem dövüş becerilerine sahip öğrenmeye aç bir adamdı.
Üç Krallık Dönemi’nde bir savaş beyi olan Cao Cao’ya (曹操) danışmanlık ve akıl hocalığı yaptı. Cao Cao’nun yönetiminde görev aldı.

Senelerden birinde Cao Cao oğlu Cao Zhi’yı (曹植) veliaht yapmayı düşündü. Bunu duyan Cui Yan hemen Cao Cao ile konuşmaya gitti. “Eski zamanlardan beri töremiz imparatorun en büyük oğlunun veliaht olması yönündedir. Nasıl olur da oğlunuz Cao Zhi’yı büyük oğlunuzun önüne geçirirsiniz?” Bu sözleri işiten Cao Cao’nun Cui Yan’a karşı saygısı daha da arttı çünkü Cao Zhi, Cui Yan’ın yeğeniyle evliydi ve akrabasını kayırmadığını görmüş oldu.
Yine bu sırada Cui Yan’ın Cui Lin (崔林) adında bir kuzeni vardı. Herhangi bir başarısı ve iyi bir itibarı yoktu. Birçok kimse ona hayal kırıklığı gözüyle bakıyordu lakin Cui Yan her zaman kuzeninin yanında durdu ve çevresindeki insanlara “Muhteşem zihinler yavaş olgunlaşır, büyük akıllar hemen bütün meziyetlerini ortaya koyamayabilir. Ona biraz zaman tanıyın” dedi.

Tıpkı Cui Yan’ın dediği gibi zamanla Cui Lin’in yetenekleri gün yüzüne çıktı ve imparator tarafından çok önemli pozisyonlara atandı. Hatta bakanlık bile yaptı.
Bu hikaye Üç Krallık dönemi kayıtlarından. Deyim büyük yeteneklerin bazen geç olgunlaşıp diğerleri tarafından fark edilebileceğini ifade eder.
