ORTA ÜLKEÇİN KÜLTÜR PLATFORMU
SynoppsÇin’de Eğitim
← Bloga dön
Tarih / Kültür / 2 DK OKUMA

Konfüçyüs ve Konfüçyüsçülük

Malik Özsümbül·

Konfüçyüs (孔子), MÖ 551 - MÖ 479 tarihleri arasında yaşamış ünlü bir filozof, eğitimci ve politikacıdır. Konfüçyüs, kendi düşüncelerini topluma yansıtarak ideal bir toplum oluşturmayı hedeflemiş ve bu doğrultuda geliştirdiği düşünce sistemini insanlara aktarmıştır.

Konfüçyüs’ün ölümünün üzerinden asırlar geçmesine rağmen aktif olarak toplum üzerindeki etkisini sürdüren bu düşünce sistemi zamanla Konfüçyüsçülük adını almış ve günümüzde birçok kaynakta “din” olarak kategorize edilmiştir.

Konfüçyüsçülük’te Beş Sürekli Erdem(五常) vardır:

Rén (仁) - Yardımseverlik, insancıllık

Yì (义) - Adillik, doğruluk

Lǐ (礼) - Ritüellere ve uygun davranışa bağlılık

Zhì (智) - Bilgelik

Xìn (信) - Dürüstlük

Bunlara birinin Beş Sürekli Erdem’da da yer aldığı dört erdem eşlik eder:

Zhōng (忠) - Sadakat

Xiào (孝) - Büyüklerine saygı

Jié (节) - Bütünlük

Yì (义) - Doğruluk

Konfüçyüs ve talebeleri, Altın Kural olarak da bilinen “Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkalarına da yapma” prensibini benimsemiştir. Konfüçyüsçü düşünce sistemine göre toplumsal düzen, ilişkiler içindeki sorumlulukların yerine getirilmesine dayanır. Gelenekte “Beş İlişki” diye anılan bağlar şunlardır: yönetenler-yönetilenler, baba-oğul, karı-koca, abi-kardeş, arkadaş-arkadaş. Karşılıklı saygı çerçevesinde bu bireylerin birbirlerine olan sorumluluklarını yerine getirmeleri amaçlanmıştır.

Junzi (君子) Konfüçyüs tarafından ideal insanı tasvir etmek için kullanılan bir terimdir. Bu ideal insanın birçok karakteristik özelliği vardır: Az konuşur çok iş yapar, sadıktır, itaatkardır, bilgedir. Onun zıttı olan Xiaoren (小人) ise egoisttir, davranışlarının sonucunu düşünmez, olaylara geniş açıdan bakamaz, doğrudan kazanç hedefler, erdemlerin değerini bilmez. Xiaoren olan bireyler, duygusal ve hissi zevklerin peşinden koşanlardan güç ve ün peşinden koşanlara kadar geniş bir skalaya yayılmıştır. Ancak hepsinin ortak bir özelliği vardır: Hiçbiri diğer bireylere uzun soluklu fayda sağlamaz.

Junzi, bu erdemler doğrultusunda yaşayarak diğer bireylere örnek olur. Nihai hedef, hükumetin bir aile gibi davranması ve Junzi’nin bu ailenin yol göstericisi olmasıdır.

Konfüçyüsçü gelenekte kadınlara biçilen sınırlı roller eleştiri konusu olmuştur. “Konfüçyüs’ten Seçmeler”deki kadınlar ve xiaoren hakkındaki 17.25 numaralı pasajın nasıl yorumlanması gerektiği de tartışmalıdır. Daha sonraki ataerkil toplumsal kuralları bütünüyle Konfüçyüs’ün kendi sözleri gibi aktarmak doğru olmaz. Yine de bu geleneğin tarih boyunca kadınların konumunu nasıl etkilediği, üzerinde durulması gereken bir konudur.

ORTA ÜLKE BÜLTENİ

Yeni yazılardan ve dergi
sayılarından haberdar olun.

Orta Ülke’den yayın haberlerini e-posta ile almak için bültene kaydolun.