Du Fu (杜甫) 712-770 yılları arasında yaşamış olan ünlü bir şair ve politikacıdır. Li Bai ile birlikte Çin’in gelmiş geçmiş en iyi şairleri olarak bilinirler. Li Bai’ın romantik şiirlerinin aksine; Du Fu realist şiirleriyle ünlenmiştir. Yaklaşık 1500 adet şiiri günümüze kadar ulaşmıştır.

Şiirlerinin realist oluşu ve özellikle 755 yılında başlayan An Lushan Ayaklanması (安史之乱) sırasında yaşadıklarını şiir yoluyla kaydetmesi nedeniyle “Tarihçi Şair” olarak adlandırılmıştır.
730’lu yılların başında Çin’i seyahat etmeye başlamış, 735 yılında Chang’an'da (günümüzde Xi’an sınırları içerisinde kalır) imparatorluğun düzenlediği bürokrat sınavına katılmış ancak başarısız olmuştur. Bu sınavda başarısız olunca seyahatlerine devam etmiştir. 744 yılında ünlü şair Li Bai ile tanışmış ve arkadaş olmuştur. Bu ilişkinin Du Fu’nun sanatsal gelişimine büyük katkısı olduğu düşünülmektedir.

İlerleyen yıllarda sınava bir kez daha katılmış, katıldığı yıl bütün başvurular politik endişeler sebebiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine bir daha sınava katılmayan Du Fu, imparator ile direkt olarak iletişime geçmeye çalışmıştır.
755 yılında küçük bir resmi göreve atanan Du Fu’nun hayatı, aynı yıl başlayan An Lushan Ayaklanması’yla (安史之乱) altüst olmuştur.
Bu ayaklanma sırasında yaşanan sıkıntılar Du Fu’nun şair olarak olgunlaşmasına katkı sağlamış; gördüklerini, yaşadıklarını ve duyduklarını realist bir şekilde şiirine taşımıştır.
Du Fu’nun şiirlerinin en etkileyici yanlarından biri de biçim olarak kusursuz olmasıdır. Yaşadığı zaman diliminde Li Bai gibi bir yıldız olmasa da zamanla insanlar Du Fu’nun şiirlerini daha iyi anlamış, ona ve eserlerine hak ettiği değerleri vermişlerdir.
Du Fu’nun memleketine yakın olduğu bilinen Luoyang (洛阳), 762 yılında düşmanların elinden kurtarılmış, 765 yılında ise Du Fu memleketine ulaşmak amacıyla yola çıkmıştır. Du Fu’nun sağlık problemleri nedeniyle yavaş ilerleyen bu yolculuk 770 yılında Hunan (湖南) eyaletinde Du Fu’nun ölümüyle sonlanmıştır.
Yazımı, Du Fu’nun 757 yılında Chang’an’da isyancılar tarafından esir tutulduğu zaman yazdığı bir şiir; ve bu şiirin benim tarafımdan hazırlanmış tercümesi ile bitirmek istiyorum:
春望
国破山河在
城春草木深
感时花溅泪
恨别鸟惊心
烽火连三月
家书抵万金
白头搔更短
浑欲不胜簪
Bahar Manzarası
Memleket yıkılmış ama dağlar, ırmaklar yerinde
Otlar, ağaçlar bol; baharında şehrin.
Vakti hisseden çiçekler döküyor gözyaşlarını
Ayrılığı sevmeyen kuşlar ürkütüyor kalbimi.
Dumanlar tütüyor tepeden, tam üç aydır
Evden gelecek bir haber on bin altına değer.
Kaşıyorum, seyrelmiş beyaz saçlarımı
Tutamayacak yakında, zoraki tuttuğu saç tokamı.
