Wu Daozi, yaklaşık 7. yüzyılın sonları ile 8. yüzyılın ortalarında, Tang Hanedanlığı (618–907) döneminde yaşamış bir ressamdır. Kendisine güvenle atfedilebilen özgün bir eseri günümüze ulaşmamıştır; üslubu sonraki kopyalar ve yazılı anlatımlar üzerinden bilinir. Wu, gezerek Budist ve Taocu tapınaklara duvar resimleri yapmış; dağ, dere, çiçek ve kuşları çizmiştir. Wu'nun ünlü Konfüçyüs çizimi ise bir taşa oyularak saklanmıştır.

Bu ressam hakkında birkaç söylenti bulunur. Anlatılanlara göre İmparator Xuanzong odasının duvarını boyaması için Wu Daozi’yi çağırmış. Zengin bitki ve hayvan türlerini sergileyen bir doğa manzarası ve dağın eteğinde bir mağara girişi resmetmiş. Wu, bu çizimin sadece imparatorun gördüklerinden ibaret olmadığını ve mağarada bir ruhun yaşadığını söylemiş. Ellerini çırpmış ve mağaraya girip imparatoru yanına davet etmiş. Ressam mağaraya girer girmez geçiş kapısı kapanmış ve imparator ağzını açıp bir şey söyleyemeden çizim duvardan yok oluvermiş. Bu hikaye çizimlerin arkasındaki ruhani anlamı tasvir eder.
Bir diğer inanışa göre İmparator Xuanzong, Wu Daozi’yi Jialing Nehri'nin yeşil sularını araştırıp duvar resmini tamamlamak üzere çalışması için Sichuan'a göndermiş. Güya Wu, elinde hiçbir eskiz olmadan dönmüş ve hızlıca bütün nehrin 600 kilometresini bir günde hafızasından çizmiş.
Bir söylentide de bir ressamın Wu Daozi’nin son kalan duvar resimlerini bulup böylece tekniğini taklit etmeyi öğrendiğini ve başkalarının da bu sırlara erişememesinden emin olmak için duvarı nehre iterek yok ettiğine inanılır.
