Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren oluşturmaya başladığımız güzellik algımızın asla dışına çıkmayan bazı nadir şeyler var. Bunlardan biri de çiçekler. Her daim güzel, her daim göz alıcı olan çiçekler, elbette şiirlerde güzel olanı en güzel şekilde anlatmak için kullanılan ögelerin başında geliyor. Bu serimizde her hafta bir çiçekten ve bu çiçeğin Çin kültüründeki yerinden bahsetmekle kalmayıp Çinli şairlerin yazdıkları dizelerde de bu çiçeklerin kokusunu arıyor olacağız.

Kasımpatı(菊花)
Bizim Kasımpatı veya Krizantem olarak bildiğimiz 菊花 (okunuşu: júhuā), Çin kökenli olup Çin’de çok eski dönemlerden beri yetiştirilmektedir. Çin resim sanatında “Dört Erdemli Bitki” 四君子 (sì jūnzǐ) olarak bilinen grubun üyelerinden biri olan Kasımpatı, tevazu ve uzun ömürlülüğü simgeler.
Eski Çin efsanelerine göre uğur getirdiğine de inanılan kasımpatılar, Çin’deki en önemli festivallerden biri olan ve Çin takvimine göre her 9. ayın 9. gününde kutlanan Çifte Dokuzlar Festivali’nin (重阳节 chóngyáng jié) en önemli ögelerinden biridir. Bu festivalde Çinliler, şair Tao Yuanming’in “Topluyorum doğunun çitlerinde kasımpatı çiçeklerini, izliyorum sakinlikle güneyin dağlarını” dizelerinden esinlenerek etraflarını bolca kasımpatı ile doldurup kasımpatıdan elde edilen bir tür içkiyi içerler. Tang Hanedanlığı şairlerinden olan Meng Haoran’a ait bir dize de bizlere şöyle bir haber verir: “Geldiğinde Çifte Dokuzlar, beraberinde gelir kasımpatılar”.

Geleneksel Çin tıbbında ateş düşürücü ve rahatlatıcı etkisi olduğuna inanıldığı için kasımpatı çiçeklerinden elde edilen çay da Çin’de en çok içilen çiçek çaylarından biridir.

Kış mevsiminden hemen önce Kasım aylarında açan ve dilimizde adını da buradan alan kasımpatılar, çiçeksiz geçecek kış ayları öncesi güzellikleriyle bizleri son bir kez büyüler. Bir başka Tang Hanedanlığı şairi Yuan Zhen’ın şu dizesiyle bu yazıyı burada noktalıyor, önümüzdeki Kasım ayında balkonlarda, bahçelerde gördüğümüz kasımpatılara daha bir özenle bakmak üzere sözleşiyoruz: “Değil çiçekler içinden yalnızca kasımpatıyı sevdiğimden, kasımpatılar açtığı vakit sevecek başka çiçek kalmamış olacağından”.
