ORTA ÜLKEÇİN KÜLTÜR PLATFORMU
SynoppsÇin’de Eğitim
← Bloga dön
Edebiyat / 3 DK OKUMA

Kelebek Aşıklar: Çinli Romeo ve Jüliet

Simge Yalın·

Sizlere Çin'den çok dokunaklı bir hikayeyi çevirdik.

Uzun zaman önce Çin’de, kızların evde kalmalarının ve ev işlerini öğrenmelerinin beklendiği, erkeklerin ise okula gittiği zamanlarda, Zhu adında bir kız okula gitme arzusu taşıyordu.

Zengin bir ailenin şımartılmış tek çocuğu olan Zhu, babasına kendisini okula göndermesi için büyük bir baskı uygulamaya başlamıştı. Geleneklere karşı gelmek istemeyen babası, ona ancak bir okula kabul edilirse, onu öğrenmekten alıkoymayacağını söyledi. Hiçbir okulun bir kızı kabul etmeyeceğini bildiğinden içi son derece rahattı. Fakat Zhu becerikliydi. Kendini oğlan kılığına sokarak, Hangzhou şehrinde bir okula kabul edilmeyi başardı. Bu duruma son derece şaşıran baba, söz vermiş olmasına rağmen kızına izin vermemekteydi ancak Zhu, Hangzhou'da yaşayan halasının da yardımıyla babasının izin vermesini sağladı.

Zhu, ancak gerçek kimliği açığa çıkmazsa okula devam edebilirdi. Bu yüzden her sabah kılık değiştirip okula giderdi. Sınıfında Liang adında bir çocuk vardı. İkili birbirine çekilmiş ve zaman içinde çok iyi arkadaş olmuşlardı. Aylar ve yıllar geçtikçe ayrılamaz ikili olmuşlar ancak Zhu, oğlana aşık olduğunu fark etmişti. Liang'ın, Zhu'nun gerçek kimliğini bile bilmemesi kıza büyük bir acı yaşatıyordu. O, hayatının sonuna kadar Liang ile birlikte kalmak istiyordu. Bu duruma bir çözüm yolu ararken aklına bir plan gelmişti. Liang’a okulu bitirdiğinde ve bir iş bulduğunda evlerine gelip babasından kız kardeşiyle evlenmek için izin almasını söyledi. Zhu'nun bir kız kardeşi yoktu elbet. Zhu, gerçek kimliğini, okuldaki kimliğinin kız kardeşi olarak tanıştıracak ve Liang ile evlenebilecekti. Liang seve seve kabul etti. O da Zhu’yu kaybetmek istemiyordu. Eğer kardeşiyle evlenirse görüşmeye devam edebilirler diye düşündü.

Okulu bitirdikten sonra Liang, zaman kaybetmeden bir işe girdi. Evlenmek için yeterli parayı biriktirdikten sonra Zhu’nun evine ulaştı. Zhu onun geldiğini gördüğünde mutluluktan havaya uçtu. Onu son görüşünün üzerinden bir yıl geçmişti ve onu çok özlemişti. Kendini engelleyemeden ‘’Ben senin arkadaşınım, gördüğün gibi bir kızım. Sen olmadan yaşayamam.’’ diye bağırdı. Duygularına yenik düşerek açığa çıkardığı bu gerçek Liang’ı sersemletti. Ama hemen kendine geldi ve Zhu’yu sıcak kollarının arasına aldı. Aniden her şey yerine oturmuştu. Şimdi, neden Zhu’ya güçlü bir sevgi beslediğini biliyordu. Zhu, onu babasına götürdü. Babası, Liang’ın söylediği her şeyi dikkatlice dinledi. Ancak Liang, Zhu ile evlenmek istediğini söylediğinde baba kafasını olumsuz anlamda salladı. Zhu’nun çoktan zengin bir tüccar ile sözlendiğini söyledi. Liang’ın söylediği hiçbir şey Zhu'nun babasını kararından vazgeçiremeyecekti.

Liang evden ayrıldığında parçalanmıştı. Korkutucu bir şekilde yalnız hissediyordu. Zhu’yu bir daha görememe düşüncesi onu acıyla doldurmuştu. Çaresizlik duygusu en dibe vurduğunda Liang, kalbindeki yumruyla beraber acı içinde öldü.

Zhu, Liang’ın ölümünü öğrendiğinde tüm yaşama sevincini kaybetti. Tören alayının Liang’ın mezarından geçmesi şartı ile evliliği kabul etmiş gibi davrandı.

Tören alayı mezarlığın yanına geldiğinde rüzgar uğuldamaya, gökyüzü koyulaşmaya başladı. Zhu, tahtırevandan atladı ve Liang’ın mezarına koştu. Mezarının üzerinde, kendinden geçerek hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Aniden gök gürültüsü tüm gökyüzünü kapladı. Ardından, bir yıldırım mezara çarptı ve mezarı açtı. Zhu, mezarın içine atladı. Fırtına başladığı hızda dindi. Zhu’nun akrabaları mezara gidip baktıklarında gördükleri tek şey boş bir tabuttu. O anda iki kelebek uçtu, sanki beraber olduklarına inanamamış gibi dans ederek.

İnsanlar mezarın başında şaşkınlık içinde bu kelebeğe dönüşen bu iki aşığın gözden kaybolmasını seyrettiler.

Hikaye, her ne kadar Çin’in Romeo ve Juliet’i olarak geçse de aslında genç aşıkların yüzleştiği zorluk dışında çok benzerlik bulunmamaktadır. Romeo ve Juliet, evlilik ve ailelerinden kaçma planı yapmıştır. Zhu ise ailesinin istediği evliliği kabul etmiş gibi davranır, ancak hikayenin sonunda Liang’a kavuşmayı seçer. Liang, kalp kırıklığından yaşamını yitirmiş, Romeo gibi kendini öldürmemiştir. Bu bize, iki kültürün farklılıklarını hikayeyi ele alış biçimiyle anlatıyor.

Bu şekilde daha fazla hikaye çevirisi yapmamızı istiyorsanız ayrıca hikaye hakkındaki düşüncelerinizi bildirmek için de yorum yapabilirsiniz. Sevgiyle kalın.

ORTA ÜLKE BÜLTENİ

Yeni yazılardan ve dergi
sayılarından haberdar olun.

Orta Ülke’den yayın haberlerini e-posta ile almak için bültene kaydolun.