SAHNENİN EN RENKLİ HALİ: ÇİN OPERASI
Geleneksel Çin operası (戏曲), kökenleri antik Çin’e kadar dayanan bir müzik tiyatrosu türüdür. Binlerce yılı aşkın bir süredir kademeli olarak gelişen ve Song hanedanlığı (960-1279) sırasında olgunlaşmış formuna ulaşan çeşitli sanat biçimlerinin birleşimidir. Çin tiyatrosunun ilk formları basittir, ancak zamanla müzik, şarkı ve dans, dövüş sanatları, akrobasi, kostüm ve makyaj sanatı gibi çeşitli sanat formlarıyla edebi sanat formlarını birleştirerek geleneksel Çin operasını oluşturmuşlardır.

Bugün geleneksel Çin operasının yüzden fazla bölgesel dalı vardır. Fakat 20. yüzyılda, Pekin operası (京剧) popülerlik kazandı ve Çin'in "ulusal tiyatrosu" olarak bilinmeye başladı. Birkaç istisna dışında, Çin operalarının büyük çoğunluğu, ister geleneksel ister yeni yazılmış olsun, 17. yüzyıl öncesi Çin’i konu alır.
Çin operasının çok sayıda bölgesel türü vardır; bunların bir bölümü izleyici ve yeni sanatçı bulmakta zorlanır. Koruma programları ve usta-çırak eğitimi, bu geleneklerin sürdürülmesinde önemli yer tutar.
ALTI HANEDANDAN TANG VE SONG’A

Çin operasının ilk biçimlerinden biri, Sonraki Zhao döneminde (319-351) ortaya çıkan Canjun Operasıdır (参军戏). İlk haliyle, yolsuz bir subayın (Canjun emir subayı anlamına gelmektedir) Gri Şahin (苍鹘) adlı bir soytarı tarafından alay edildiği konu edilen sadece iki oyuncuyu içeren basit bir komediydi. Canjun Operası'ndaki karakterlerin daha sonraki Çin operasının sabit rol kategorilerinin, özellikle de komik chou (丑- soytarı) karakterlerinin öncüleri olduğu düşünülmektedir. Ayrıca operalarda kadın karakterler erkekler tarafından oynanmıştır.
Bu opera türleri, Tang hanedanlığında da oldukça popülerdi. Hatta Çin tiyatrosu İmparator Xuanzong’un kurduğu, müzisyenleri, dansçıları ve oyuncuları eğiten ilk müzik akademisi ‘Armut Bahçesi’ (梨园) (712-755) ile Tang hanedanlığında daha da özgün bir şekil almaya başladı. Sanatçılar, Çin'de bilinen ilk opera grubu olarak kabul edilebilecek bir grup oluşturdular ve çoğunlukla imparatorların kişisel zevkleri için performanslar sergilediler. Günümüzde de Çin'deki opera oyuncuları halen "Armut Bahçesinin Müritleri" (梨园弟子) olarak anılmaktadır.

Song Hanedanlığı ile Canjun Operası, şarkı söylemeyi ve dans etmeyi içeren bir performans haline gelmiş ve Zaju'nun gelişmesine yol açmıştır (杂剧). Yuan hanedanlığında (1279-1368) operaya yeni kafiye şemaları ve Dan (旦, dàn, kadın), Sheng (生, shēng, erkek), Jing (净, jìng, boyalı yüz) Chou (丑, chŏu, soytarı) gibi özel roller getirilmiştir.
19. yüzyılın ortalarından, günümüze kadar en popüler olan opera türü Pekin operasıdır. Pekin operasında geleneksel telli ve vurmalı Çin çalgıları oyunculuğa güçlü bir ritmik eşlik sağlar. Oyunculuk imaya dayanır: jestler, ayak hareketleri ve diğer vücut hareketleri; ata binmek, kürek çekmek veya bir kapı açmak gibi eylemleri ifade eder. Sözlü bölümlerde gündelik konuşmaya yakın söyleyişin yanı sıra daha ölçülü ve ezgili bir okuma biçimi de kullanılır. Söyleyiş, karakterin rolüne ve sahnenin niteliğine göre değişir. Karakter rolleri kesin olarak tanımlanmıştır ve her karakterin kendi ayrıntılı makyaj tasarımı vardır. Pekin operasının geleneksel repertuarında, çoğunlukla siyasi ve askeri mücadeleler hakkındaki tarihi romanlardan alınan 1000'den fazla eser bulunmaktadır.
MAKYAJ

Eski savaşçıların düşmanı korkutmak için kendilerini süsledikleri abartılı yüz makyajları operada da kullanılmıştır ve her rengin farklı bir anlamı vardır. Makyaj, bir karakterin rolünü, kaderini, duygusal durumu ile genel karakterini göstermek için kullanılır.
• Beyaz uğursuz, kötü, kurnaz, hain ve şüpheli karakterleri sembolize eder. Beyaz boyalı yüzü olan herhangi bir sanatçı genellikle şovun kötü adamıdır ya da kötü adamın yandaşıdır. Ancak renklerin anlamı, rol ve desenle birlikte değerlendirilir; her karakter için tek bir kurala indirgenemez.
• Yeşil, düşüncesiz davranışı, şiddeti, kendi kendini sınırlamayı veya kendini kontrol etmeyi bilmeyen birini ifade eder.
• Kırmızı, cesaret ve sadakat anlamına gelir.
• Siyah, cesaret, korkusuzluk, tarafsızlık ve dürüst biri anlamına gelir.
• Sarı, hırs, korkusuzluk ve zekayı sembolize eder.
• Mavi, kararlılık anlamına gelir (sadık ve ne olursa olsun aynı tarafta olan biri).
• Pembe, sofistikeliği ve soğukkanlılığı simgeler.
