Güney Tang Devleti döneminde Wang Lu adında korkunç derecede açgözlü bir hakim rüşvet alır, yolsuzluk yapardı. Onun emrinde çalışan birçok memur da rüşveti, yolsuzluğu ondan öğrendi. Canına tak eden halk artık bu duruma ses çıkarıyor, isyan ediyordu.
Bir gün Wang Lu’nun eline bir dilekçe ulaştı. Emrinde çalışan biri hakkında yolsuzluk ve rüşvet suçlamasıydı bu. Dilekçeyi okurken içi ürperdi. Korktu. Acaba bu suçlamalar bana mı yönelik diye düşündü. İçinden “Acaba bu bir mesaj mı, birileri bana göz dağı mı vermeye çalışıyor? İyi de nasıl biliyorlar?” diye geçirdi.
Dilekçe, bu yolsuz yargıcı derinden sarsmıştı. Öyle ki yargılama yapmak, hüküm vermek yerine eline bir kağıt ve kalem alıp şu cümleleri yazdı: “Çimleri ezerek çimlerin arasındaki yılanı yani beni ürküttün!”
Deyim, Güney Tang dönemini anlatan Nantang Jinshi adlı eserdeki bu hikayeye dayanır. Başlangıçta, birine verilen cezanın başka birini de uyarması anlamında kullanılır. Bugünkü yaygın anlamı ise dikkatsiz davranıp niyetini belli etmek, böylece karşı tarafa önlem alma fırsatı vermektir.
