Batı Han Hanedanlığından Hükümdar Xuandi (汉宣帝) döneminde, Qiang halkı (o dönem etnik azınlıklarından bir halk) yurdun kuzeybatı sınırında sorunlar çıkarmaya başladı. Sık sık yöre insanını rahatsız ettiler, köylere ani baskınlar düzenleyip yetkilileri öldürdüler.

Hükümdar hemen konseyini topladı. Yardımcılarının hepsi Qiangları bastırmak için şiddetle askeri müdahaleyi önerdiler. Xuandi “Peki ya ordunun başına kim geçecek?” diye sorduğunda ise ilk başta kimse sesini çıkaramadı. Ardından bir general ileri atıldı. Bu, 76 yaşındaki General Zhao Chongguo (赵充国) idi. Kuzeybatı sınırına gitmek istediğini söyledi. Bunu duyan Hükümdar Xuandi çok memnun oldu ve ekledi: “Kaç askere, silaha ve takviye kuvvete ihtiyacın var? Lütfen söyle!”
Zhao Chongguo, “Durumu tam anlamıyla bilmediğim için doğru bir tahmin yapmak ve spesifik bir sayı vermek oldukça güç. Bir görmek yüz işitmeye bedel. Oraya kendim gidip bir göz atmak ve durumu öğrenmek istiyorum. Sonra Majestelerini bilgilendireceğim.”
Zhao Chongguo saha araştırması yapmak için yola koyuldu. Sarı Irmağı geçti ve Jincheng (金城) bölgesine geldi. Burada Qiangların yöneticileri ve birlikleri hakkında çeşitli bilgiler edindi. Saldırı yapmak yerine bölgeye sadece asker göndermenin yeteceğini düşündü çünkü uzun bir savaşın maliyetini ve bölgedeki ilişkileri hesaba katıyordu. Daha barışa yönelik bir politika izlemeyi uygun gördü ve görüşlerini hükümdara iletti ancak hükümdar yardımcılarının da ısrarıyla saldırıya geçmek için diretiyordu.
Zhao Chongguo önce hükümdarı sonra da onun bütün yardımcılarını karşısına aldı. Kendi politikasının izlenmesi gerekliliğini sıkı sıkıya savunuyordu. Hükümdarın huzurunda kendi teklifinin 12 avantajını ve saldırıya geçmenin 12 dezavantajını sıraladı. Hükümdarın yardımcıları birer birer fikirlerini değiştiriyorlardı. En sonunda hükümdar da bu teklifi kabul etti.
Sonuç olarak Zhao’nun önerisi, onu sıkı sıkıya savunması sayesinde sınırdaki çatışmaların yatışmasına katkı sağladı.
Bu deyim Han Hanedanı kaynaklarında, Zhao Chongguo’nun hayatının anlatıldığı bölümde geçer ve bireyin başka kaynaklardan yüzlerce kez duymaktansa kendi gözleriyle bir kere görmesinin yeteceğini ifade eder.
